Haber

İmamoğlu, İstanbul Deprem Seferberlik Planını Açıkladı: “Bugün İtibariyle İBB Olarak İnsiyatif Alıp Düzeni Değiştiriyoruz”

HABER: OKTAY YILDIRIM – EDDA SÖNMEZ Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, ekibiyle birlikte olası bir depreme karşı hazırladığı ‘İstanbul Deprem Seferberlik Planı’nı bir grup bilim insanı ile yaptıkları çalışmanın ardından açıkladı. Zamanı, günü ve yılı bilinmese de depremin İstanbul için kaçınılmaz bir gerçek, Türkiye için ise bir beka sorunu olduğuna işaret eden İmamoğlu, “Depremleri durduramadığımıza göre, depremle yıkılmamak için depremi önleyemiyoruz. gelecekte bir milletin, can kaybı yaşamaması ve büyük bir şaşkınlık içinde büyük pişmanlık duymaması için devlet olarak gelecekte ayakta kalabilmek için kısa, orta ve uzun vadede depreme dayanıklı yerleşim yerleri ve şehirler oluşturmak zorundayız. Bugün itibariyle İBB olarak inisiyatifi ele alıp düzeni değiştiriyoruz” dedi.

Kahramanmaraş’ta 11 ilde ağır hasara yol açan 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından olası İstanbul depremi ana gündem maddelerinden biri oldu. İBB Lideri Ekrem İmamoğlu, bir grup bilim insanı ile yaptıkları çalışmaların ardından grubuyla düzenlediği basın toplantısında ‘İstanbul Deprem Seferberlik Planı’nı açıkladı.

CHP Genel Başkan Yardımcıları Seyit Torun, Gökçen Gökçe, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Prof. Milletvekili Haluk Eyidoğan da katıldı.

Toplantının açılışında bir konuşma yapan İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, şunları söyledi:

“2 BİNE YAKIN ÇALIŞAN HATAY’DA OLMAYA DEVAM EDECEK: 6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız Kahramanmaraş depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, geride kalanlara sabır ve metanet diliyorum. Kahramanmaraş’ta yaşanan deprem millet olarak hepimizi duygulandırdı. Öncelikle tüm milletimizin başı sağolsun. İBB olarak ilk günden itibaren tüm gücümüzle afet bölgesine koştuk. AFAD’ın bize denk geldiği Hatay başta olmak üzere tüm bölgeye elimizden geldiğince ulaştırmaya çalıştık. Afetzedelerin zor zamanlarında yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu süreçte 2 bine yakın personelimizin Hatay’da olmaya devam edeceğini belirtmek isterim.

ÇOK KORKUNÇ BİR SÜRECİ BİRLİKTE YAŞADIK: 7 gün boyunca oradaydım. Kıymetli büyükşehir belediye başkanlarımızla birlikte Genel Başkan Yardımcımız Sayın Seyid Torun Bey ve Genel Liderimizin önderliğinde o bölgedeydik. Beraber çok sancılı bir süreçten geçtik. Arama kurtarma gruplarımızın ortaya koyduğu çabayı anmak isterim. Yurt dışından tüm arama kurtarma ekiplerine ve katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara, belediyelere, AFAD’a, sivil toplum kuruluşlarına, vakıflara, derneklere, arama kurtarma ekiplerine yurt dışından tüm vatandaşlarımıza yardım sağlayan ve halen çalışmalarına devam eden ekibimize ayrı bir teşekkür ederiz. ulus. Biliyorum.

ARTIK HAYATIMIZI SÜRDÜREMEYECEĞİMİZİ HEPİMİZ ÇOK AÇIKÇA BİLİYORUZ: Bu büyük felaketin ve felakette yaşadıklarımızın hepimize yüklediği büyük bir sorumluluk var. Artık hayatımızı eskisi gibi sürdüremeyeceğimizi hepimiz çok net biliyoruz. Bu atmosferde, onbinlerce ruhumuz hala enkaz altından, muhtemelen molozların altından çekilirken, biz normal hayatımızı sürdüremiyoruz. Buna hiçbirimizin hakkı yok. Hepimizin her şeyi yeniden düşünmeye son derece yüksek bir ihtiyacı var. Bu topraklarda sürekli depremler oluyor, binalar yıkılıyor, insanlarımız ölüyorsa o zaman iktidar, muhalefet, bürokrasi veya tüm vatandaşlarımız depremi Türkiye’nin birincil sorunu olarak kabul etmelidir. Artık depremler, fay sınırları, depremin nerede olacağı, ne zaman olacağı, olup olmayacağı, ne kadar büyük olacağı tartışmalarını bir kenara bırakmalıyız. Bu işi gerçekten çok iyi yapan hocalarımız var.

İBB OLARAK GİRİŞİM YAPIYORUZ, ORGANİZASYON DEĞİŞTİRİYORUZ: Deprem bu topraklar için bir gerçektir, bir gerçektir. Milyonlarca yıl önce bu topraklarda meydana gelen depremi yaratan mekanizmalar, dünyanın varoluşu sırasında oluşmuştur. Milyonlarca yıl varlığını sürdürecek. Hiçbirimiz onun bu tarafını değiştirmeye gücümüz yetmez. Depremi durduramadığımız gibi millet olarak depremde yıkılmamak, can kaybı yaşamamak ve şaşkınlıktan büyük pişmanlık duymamak için depreme dayanıklı yerleşim yerleri, depreme dayanıklı şehirler oluşturmak zorundayız. Gelecekte bir devlet olarak ayakta kalabilmek için. Bugün itibariyle İBB olarak inisiyatifi biz alıyoruz ve düzenlemeyi değiştiriyoruz. Sıralamayı değiştirmeliyiz. Kuralları değiştirmek bir cesaret işidir. Cesur olabilmek için öncelikle yanlış giden bir sistemin parçası olmaktan net bir şekilde sıyrılmak gerekiyor.

DEPREME DAYANIKLI İSTANBUL İÇİN ÜST DÜZEY BİR HAREKETLİLİK BAŞLIYORUZ: İstanbul Büyükşehir Belediyesi yıllardır bu konuyu konuşuyor. 1999’dan beri İstanbul’un hemen yanıbaşında olan Gölcük ve Düzce depremlerinden bu yana herhalde büyük emeklerle konuşuyor ve yaşıyor. Ancak bu sistemi kalıcı ve yiğit bir şekilde değiştirmek için yeterli adımları atamadı. 2019 Haziran ayından itibaren imar-kira-siyaset düzenine karşı tavır aldık ve bunun dışında hareket ediyoruz. Bu nedenle beyin sarsıntısı konusunda en ileri ve cesur adımları atacak durumdayız ve bunun bilincindeyiz. İlk günden bu yana bu pozisyonun gereklerini yerine getirdiğimiz gibi İstanbul olarak sarsıntı sorununu da halletmek için ayağa kalkıyoruz. Depreme dayanıklı İstanbul için üst düzey seferberlik başlatıyoruz.

DEPREM İSTANBUL İÇİN KAÇINMAZ BİR GERÇEK VE YAŞAM SORUNU: Peki bu mümkün mü? Evet mümkün! Kaliforniya’da, Meksika’da, İtalya’da, Endonezya’da, Şili’de, Japonya’da olduğu gibi, İstanbul’da da mümkün, evet, mümkün. Kaliforniya’da, Meksika’da, İtalya’da, Endonezya’da, Şili’de, Japonya’da mümkün olduğu gibi, İstanbul’da da mümkün, mümkün olmalı. Var olmak istiyorsak, yaşamak istiyorsak insanımızı korumak için depreme dayanıklı şehir uygulamasını ilk kez İstanbul’da gerçekleştireceğiz ve sadece İstanbul’a değil Türkiye’ye de örnek teşkil edeceğiz. Gayemiz budur, seferberliğimizin gayesi budur. Beyin sarsıntısı, İstanbul için kaçınılmaz bir gerçek ve gerçek bir hayatta kalma sorunudur. Tarih boyunca İstanbul’u vurduğu gibi yine vuracaktır. Günü, saati, yılı bilmiyoruz. Bu şehirde deprem olacağından kimsenin şüphesi olmasın. Millet olarak neslimizi bu topraklarda yaşatacaksak kısa, orta ve uzun vadede depreme dayanıklı yerleşim yerleri oluşturmak zorundayız ve bunu da millet olarak başaracağımıza inanıyorum.

GERÇEKÇİ STRATEJİLERE, KAYNAKLARA İHTİYACIMIZ VAR: Bunun için teknik bilgimiz, know how’ımız, insan kaynağımız, bilim adamlarımız, gücümüz, irademiz, mali gücümüz var. Bu topraklar inanılmaz kaynaklara sahip. Bu milli seferberlikte devletimizle, hükümetimizle, bilim insanlarımızla, sivil toplumumuzla ve milletimizle birlikte çalışmak ve başarmak istiyoruz. Bugünün net özeti bu. Biz de başaracağımıza inanıyoruz. Ancak tek başına inanmak yeterli değildir. Gerçekçi stratejilere ihtiyacımız var. Kaynaklara ihtiyacımız var; çünkü hepimiz sorunumuzun çok büyük olduğunu biliyoruz. Bu kaynak ihtiyacımızı giderecek onlarca insanımız var bu salonda. İşbirliğine ihtiyacımız var; çünkü bu süreç yapılması gereken çok boyutlu ve çeşitli işleri içermektedir. Her segmentin etkinleştirilmesi ve yönlendirilmesi gerekir; çünkü devlet memurundan teknik işçisine, sağlık çalışanından vatandaşa, iş adamından işçisine uzanan uzun bir zincirin kırılmadan yılmadan çalışması gerekiyor. Bilime ihtiyacımız var. Unutma, bilim bizim tek ışığımız. Çünkü dün olduğu gibi bilimin dediğini görmezden gelerek yolumuza devam edemeyiz. Basamaklı bir yol haritasına ihtiyacımız var çünkü tüm kaynakları belirli bir zaman planına göre sürece dahil etmek zorundayız. Bugün sizlerin katılımı ve şahitliği ile bizi dinleyen milyonlarca insanın şahitliği ile bu salonda yeni bir başlangıç ​​yapıyoruz.

7 BİLİMSEL KURULDAN DEĞERLENDİRME RAPORLARIMIZ VAR: Bu kadim şehri deprem ve afetlere karşı dayanıklı bir şehir haline getirmek için her şeye sıfırdan başlıyoruz. Bütün bunları anlatıyorum ama bilmenizi isterim ki, iktidara geldiğimizden beri yaptığımız birçok afete hazırlık çalışmasını ve projesini bir araya getirip inceledik. Onları bilim çevrelerine davet ederek; Hızla Beyin Sarsıntısı Bilim Yüksek Kurulu’nu oluşturduk. Birlikte atölye çalışmaları yaptık. Son dönemde bilim kurulumuzla yaptığımız toplantının ardından depremin tüm boyutlarını kapsayan 7 alana yayılan çok değerli bir çalıştay gerçekleştirdik. Deprem güçlendirmeden acil yardıma, lojistikten sağlık tedbirlerine, mahalle teşkilatından afete uyum merkezimize kadar her şeyi irdeledik. Bugün itibariyle elimizde 7 bilimsel kaynaktan değerlendirme raporları var ve bunları kamuoyu ile paylaşacağız. Heyetlerimize katılan tüm akademisyen, uzman ve kurum ve kuruluş temsilcilerine İstanbullular adına teşekkür ediyorum. Bugün itibariyle seferberliğimizin üçüncü fazındayız. Bugün seferberlik yol haritamızı burada ekibimizle paylaşacağız. Yol haritamızı bir tespit ve eylem planı olarak sunacağımız ‘İBB’deki sarsıntıyla ilgili neler yaptık, neler yapıyoruz’u samimiyetle paylaşacağız. Gerçek durumumuz nedir; Nasıl bir sorunla karşı karşıyayız onu da paylaşacağız. Göreceğiz ki yapılacak çok büyük işler var ve mali boyutuyla, mevzuatıyla İBB’nin iradesinin ötesinde bir durum var.

aziziye-ajans.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu